Saint-Michel Fransız Lisesi, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Veli Psikolojik Danışma Sempozyumu ile kapılarını ergenlik döneminin karmaşık labirentlerini anlamaya açtı. Uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, sadece gençlerin dünyası değil; aile dinamikleri, toplumsal roller ve sanatsal duyarlılıklar da mercek altına alındı.
Ergenliğin Görünmez Yüzü: Akran Zorbalığı
Sempozyumun açılış oturumunda Dr. Ezgi Ildırım, günümüz okul ikliminin en hassas konularından biri olan “Akran Zorbalığı”nı ele aldı. Bu fenomenin genellikle yetişkinlerin radarından uzakta, sessizce geliştiğini vurgulayan Ildırım; zorbalığın sadece fiziksel değil, siber ve duygusal boyutlarını da detaylandırdı. Katılımcılara, çocukların sessiz çığlıklarını nasıl duyabileceklerine dair önemli ipuçları sunarken, müdahale sürecinde “suçlayıcı” değil “çözüm odaklı” bir dilin önemini hatırlattı.
Duygusal Dalgalanmalar ve İletişim Köprüleri
Dr. Gülgün Uzunoğlu Azman, ergenlik dönemindeki beyin yapısının ve duygusal değişimlerin iletişim üzerindeki etkilerini anlattı. Ailelerin “Çocuğum neden bu kadar tepkisel?” sorusuna bilimsel yanıtlar getiren Azman, sağlıklı bir iletişimin anahtarının “aktif dinleme” olduğunu belirtti. Ebeveynlerin, ergenin duygusal patlamalarını kişisel bir saldırı olarak görmekten ziyade, bir gelişim aşaması olarak kabul etmelerinin aradaki bağları güçlendireceğini vurguladı.
“Kendi Evinizdeki Yabancı” ile Tanışmak
Sempozyumun belki de en dikkat çekici başlıklarından biri “Biz Kimiz? Sizin Evinizdeki Yabancılar” perspektifiyle işlendi. Okul rehber öğretmenimiz Ali Varol’un mentorlüğünde SM Psikoloji öğrencileri Melissa Y., Çağan Ö. , Alya Elif C. tarafından gerçekleştirilen sunumda bir zamanlar her şeyiyle tanıdığımız çocuğun, nasıl olup da bir anda tanımakta zorlandığımız bir bireye dönüştüğünü felsefi ve psikolojik boyutlarıyla ele alındı. Ebeveynlere bu “yabancılaşmanın” aslında sağlıklı bir bireyselleşme adımı olduğu mesajı verildi.
Sosyal Adalet ve Ruh Sağlığı
Kapanış oturumunda Uzm. Psk. Dan. Merve Başat, çocuk ruh sağlığının sadece bireysel bir mesele olmadığını, sosyal adalet ve fırsat eşitliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Okul ortamında kapsayıcılığın, her çocuğun kendini güvende ve kabul görmüş hissetmesinin akademik başarıdan çok daha öncelikli olduğunu belirterek, eğitimcilere ve velilere ortak sorumluluklarını hatırlattı.
Sanatın İyileştirici Gücü
Sempozyum sadece akademik sunumlardan ibaret değildi. Kutluhan G. ve Ömer E.’nin sergilediği piyano performansları, oturumlar arasında katılımcılara duygusal bir nefes alma alanı sundu. Müziğin birleştirici ve sağaltıcı etkisi, sempozyumun “ruh sağlığı” temasını sanatsal bir boyuta taşıyarak bütünledi.