1886’dan günümüze: Geleceğe yön veren bir eğitim geleneği
Saint-Michel Fransız Lisesinin tarihi, İstanbul’un ve Türkiye’nin yüzyılı aşkın tarihine eşlik eder. Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi, toplumsal ve kültürel açıdan köklü dönüşümler yaşadığı bir dönemde, 1886 yılında kurulan Saint-Michel; yönetim değişikliklerine, savaşlara, eğitim reformlarına ve toplumdaki dönüşümlere tanıklık ederken kendine özgü kimliğini korumayı başarmıştır.
Okul, kuruluşundan bu yana Jean-Baptiste de La Salle tarafından XVII. yüzyılda Fransa’da temelleri atılan Hristiyan Okullar Frerlerinin eğitim geleneğini sürdürmektedir. Hayatını eğitime adayan Jean-Baptiste de La Salle, gençlerin zihinsel, insani ve ahlaki gelişimini bir bütün olarak ele alan bir eğitim anlayışı geliştirmiştir. Lasalyen gelenek, yalnızca bilgi sahibi öğrenciler değil; aynı zamanda bağımsız düşünebilen, sorumluluk sahibi ve başkalarına karşı duyarlı bireyler yetiştirmeyi amaçlar. Bu anlayışa göre eğitim, her bireyin kendi kişiliğini geliştirirken başkalarının kişiliğine de saygı duymayı öğrenmesini sağlamalıdır. Bu eğitim anlayışı, bugün de Saint-Michel kimliğinin temel taşlarından biridir.
1886: Pera’da Collège Saint-Michel’in kuruluşu
Collège Saint-Michel, 20 Eylül 1886 tarihinde, bugünkü Beyoğlu’nda yer alan Pera’da kapılarını açtı. Galatasaray’ın yakınında bulunan okul, ilk yıllarında Frère Jonathan tarafından yönetiliyor ve yalnızca yirmi beş öğrenciye eğitim veriyordu.
Okul, kısa sürede çağın dönüşümlerine uyum sağlayan eğitim anlayışıyla öne çıktı. Fransızca doğal olarak eğitimde önemli bir yere sahipti; bunun yanı sıra öğrencilere fen bilimleri, edebiyat, yabancı diller ve ticaretle ilgili dersler de veriliyordu. 1906 ile 1912 yılları arasında bankacılık ve finans alanlarında da derslerin sunulması, gençleri hızla modernleşen bir şehrin ekonomik gerçeklerine hazırlama arzusunun açık bir göstergesiydi.
Lasalyen eğitim anlayışı daha o yıllarda akademik titizliği, disiplini ve dünyaya açıklığı bir araya getiriyordu. Ders programlarında modern dillere, fen bilimlerine, matematiğe, coğrafyaya ve genel kültüre önemli bir yer ayrılıyordu. Amaç, gençleri yaşadıkları dönemi anlayabilecek ve toplum içinde kendi yerlerini bulabilecek bireyler olarak yetiştirmekti.
İstanbul’un çeşitliliğini kucaklayan bir okul
Saint-Michel, son derece kozmopolit bir şehirde doğdu. İlk öğrenciler çoğunlukla İstanbul’daki Hristiyan topluluklara mensuptu; ancak öğrenci profili zamanla değişmeye başladı. 1897 yılında ilk Müslüman öğrenci Saint-Michel’e kaydoldu. Sonraki yıllarda farklı topluluklardan gelen öğrencilerin sayısı giderek arttı. Böylece okul, İstanbul’un kültürel, dilsel ve dinî çeşitliliğini yansıtan bir eğitim kurumuna dönüştü.
Bu çeşitlilik, daha ilk yıllardan itibaren karşılıklı saygı anlayışıyla birlikte gelişti. Dönemin yönetmelikleri, öğrencilerden arkadaşlarının dinine ve milliyetine saygı göstermelerini; nazik, dürüst ve saygılı davranmalarını bekliyordu. Toplu yaşamı olumsuz etkileyebilecek
davranışlar yasaklanıyor ve öğrencilerin okul dışında da sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerektiği vurgulanıyordu. Saygı, hoşgörü ve sorumluluk üzerine kurulu bu kültür, Saint-Michel tarihinin temel değerlerinden biri hâline gelecekti.
Feriköy: Tarihte yeni bir dönem
Collège Saint-Michel Pera’daki eğitim faaliyetlerine devam ederken Hristiyan Okulları Frerleri, 1896 yılında Feriköy’de, bugün lisenin bulunduğu arazi üzerinde başka bir okul açtılar. Ancak Birinci Dünya Savaşı bu ilk girişimi kesintiye uğrattı. Okul 1914 yılında kapatıldı ve binası hastaneye dönüştürüldü.
Birkaç yıl sonra aynı yerde yeni bir okul kuruldu. 1921 yılında Frère Florin’in yönetiminde yeni bir okul binası inşa edildi. Sainte-Jeanne d’Arc adını alan okul, ilkokul düzeyinde öğrenci kabul etmeye başladı. Öğrenciler, ilk öğrenimlerini tamamladıktan sonra Pera’daki Collège Saint-Michel veya Kadıköy’deki Saint-Joseph gibi diğer Lasalyen okullarda eğitimlerine devam edebiliyorlardı.
Frerler tarafından kurulan Ticaret Enstitüsü de 1923 yılında Feriköy’e taşındı. Böylece Feriköy yerleşkesi, İstanbul’daki Lasalyen eğitim ağı içinde giderek daha önemli bir konuma ulaştı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında Saint-Michel
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılında ilan edilmesi, ülke tarihinde yeni bir dönemi başlatırken eğitim sistemini de köklü biçimde değiştirdi. 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve sonraki yıllarda yürürlüğe giren çeşitli düzenlemeler doğrultusunda yabancı okulların eğitim programlarını yeni ulusal gerekliliklere uyarlamaları gerekiyordu. Saint-Michel de bu dönüşüme uyum sağladı.
Türkçe, Türkiye tarihi ve Türkiye coğrafyası dersleri, yasal düzenlemelere uygun biçimde kademeli olarak müfredata dâhil edildi. Okul, Fransızca eğitimini ve kendine özgü pedagojik kimliğini korurken kurumsal yapısını da yeni sisteme uyarladı.
1920’li yılların ortalarından itibaren Saint-Michel ile Sainte-Jeanne d’Arc okullarının eğitim programları giderek birbirine yaklaştı. Her iki okulda da Fransızca eğitim; fen bilimleri, yabancı diller ve Türk kültürüne ilişkin derslerle birlikte verilmeye başlandı. Bir eğitim geleneğini korurken onu dönemin toplumuna ve eğitim sistemine uyarlayabilme becerisi, Saint-Michel’in en önemli güçlerinden biri olacaktı.
1936: Bugünkü Saint-Michel’in doğuşu
1936 yılı, okulun tarihinde belirleyici bir dönüm noktası oldu. Eğitim sistemindeki değişiklikler ve Pera yerleşkesindeki öğrenci sayısının azalması üzerine Collège Saint-Michel, tarihî binasından ayrılarak Feriköy’deki Sainte-Jeanne d’Arc okuluna taşındı.
İki okul birleşti ve bugünkü yapısıyla Saint-Michel Lisesi bu birleşmeden doğdu. Okul, 1936–1937 eğitim öğretim yılından itibaren faaliyetlerini Collège Saint-Michel adıyla sürdürdü. 1938–1939’dan başlayarak resmî belgelerde okulun adı “Collège Saint-Michel, Lycée Français de Feriköy, Istanbul” olarak yer almaya başladı.
Bu birleşme, iki okulun eğitim deneyimlerini aynı çatı altında topladı ve zamanla İstanbul’un köklü Frankofon eğitim kurumlarından biri hâline gelecek yapıyı güçlendirdi.
Yüksek standartlara dayalı ve bütüncül bir eğitim
Saint-Michel, XX. yüzyıl boyunca öğrencilerin çok yönlü gelişimine verdiği önemle öne çıktı. Arşiv belgeleri; akademik başarı, devamlılık, davranış, çalışma disiplini ve tutumun düzenli olarak değerlendirildiği son derece yapılandırılmış bir takip sisteminin bulunduğunu göstermektedir. Veliler de özellikle her hafta imzalamaları gereken öğrenci karneleri aracılığıyla bu sürece doğrudan dâhil ediliyordu.
Ancak eğitim yalnızca akademik sonuçlarla sınırlı değildi. Saint-Michel, ilk yıllardan itibaren fen bilimlerine, yabancı dillere, sanata ve beden eğitimine büyük önem verdi. Fransızca, Türkçe, tarih ve coğrafya dersleri programlardaki yerini korurken İngilizce de zamanla daha önemli hâle geldi. Matematik, fizik, kimya ve biyoloji de müfredatın temel dersleri arasında yer aldı.
Jimnastiğin ders programına eklenmesiyle spor faaliyetleri de gelişti. 1940’lı yılların sonunda okulun basketbol, voleybol ve futbol takımları bulunuyordu.
Böylece eğitim; öğrencilerin zihinsel, fiziksel, sanatsal ve sosyal becerilerini bir arada geliştirmeyi amaçlayan bütüncül bir anlayış üzerine kuruldu.
1970: Saint-Michel karma eğitime geçiyor
1970 yılında okulun tarihinde yeni ve önemli bir adım atıldı. Saint-Michel, ilk kız öğrencilerini kabul ederek Türkiye’deki Fransız liseleri arasında karma eğitime geçen ilk okul oldu.
Arşivler, o yıl kayıt olan ilk kız öğrencinin Rejin Benbanaste olduğunu ve aynı eğitim öğretim yılı içinde başka kız öğrencilerin de okula katıldığını göstermektedir. Toplumdaki değişimlere eşlik eden bu gelişme, okul tarihinde yeni bir dönemin kapısını açtı. Lise üst sınıflarının yeniden faaliyete geçmesinin ardından Saint-Michel, bu yeni dönemin ilk lise diplomalarını 1973 yılında verdi.
1976: Frerlerin ayrılışı ve geleneğin devamı
1976 yılında yönetim görevini üstlenen son Frer olan Frère Paul Himber okuldan ayrıldı. Böylece Hristiyan Okullar Frerleri, Saint-Michel’in yönetimini doğrudan yürütmeyi bıraktılar. Bu tarih, okulun idari yapısında önemli bir değişimi ifade etse de geçmişiyle bir kopuş anlamına gelmiyordu.
Frère Paul Himber’in de özellikle vurguladığı gibi, yöneticiler artık Frer olmasalar da okul Lasalyen geleneği yaşatmayı sürdürüyordu. Titizlik, saygı, başkalarına karşı duyarlılık, sorumluluk ve gençlere rehberlik etme anlayışı, Saint-Michel kültürünün merkezinde yer almaya devam etti.
Zamanla birlikte gelişen bir miras
Yıllar içinde okul binaları da geçmişten devralınan mirasın değişen ihtiyaçlara uyarlanabileceğini gösterdi. Uzun süre kapalı kalan eski şapel, 1982 yılında kütüphaneye dönüştürüldü. Burası, 2010 yılından bu yana okulun etkinliklerine ev sahipliği yapan çok amaçlı Sainte-Jeanne d’Arc Salonu olarak kullanılmaktadır.
Kampüs de modernleşmeyi sürdürdü. Okul, 2021 yılından bu yana internet üzerinden yayın yapan kendi dijital radyosu SMart’a da sahiptir. Bu radyo, öğrencilere kendilerini ifade edebilecekleri ve yaratıcı çalışmalarını paylaşabilecekleri yeni bir alan sunmaktadır. Böylece tarihî miras, XXI. yüzyılın araç ve uygulamalarıyla bir arada yaşamaya devam etmektedir.
Günümüzde Saint-Michel: Çağdaş bir gelenek
Saint-Michel bugün de 1886 yılında başlayan misyonunu sürdürmekte; gençleri yaşayacakları ve etkin rol oynayacakları dünyaya hazırlamaktadır. İleri düzey Fransızca eğitimi, okulun eğitim anlayışının temel unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Buna güçlü bir Türkçe ve İngilizce eğitiminin yanı sıra fen bilimlerine verilen önem de eşlik etmektedir. Okul ayrıca kültür, sanat, spor, dijital teknolojiler, uluslararası değişim programları ve toplumsal sorumluluk alanlarında çok sayıda proje yürütmektedir.
Saint-Michel, çevreyle ilgili konulara da giderek daha fazla önem vermektedir. 2015 yılından bu yana okul bahçesinde bulunan permakültür bahçesi, kampüste yaşayan hayvanlar, “eko-yurttaşlık” projeleri ve “Sıfır Atık” sisteminin uygulanması; çevreye ve başkalarına özen göstermeyi de öğreten Lasalyen eğitim anlayışının günümüzdeki yansımalarıdır.
Yaklaşık bir buçuk asırdır Saint-Michel farklı dönemlerden geçti: 1886’da kurulan Pera’daki Collège Saint-Michel, Feriköy’deki Sainte-Jeanne d’Arc Okulu, iki kurumun 1936’daki birleşmesi, 1970’te karma eğitime geçilmesi ve ardından çağdaş, uluslararası bir liseye doğru yaşanan dönüşüm…
Dönemler değişti, eğitim programları gelişti ve kuşaklar birbirini izledi. Ancak temel bir amaç hep aynı kaldı: Kendi başına düşünebilen, dünyayı anlayan, farklılıklara saygı gösteren ve yaşadığı dünyada sorumluluk alan gençler yetiştirmek.
Bugün Saint-Michel’e eşlik eden “Çağdaş Bir Gelenek” ifadesine asıl anlamını veren de miras ile yenilik arasındaki bu güçlü sürekliliktir.